Mükemmellik Arayışı

İşini yaparken en iyisini yap

Peki, iyi ne?

Hayatta her şeyi bir ölçme gayretine gitmek, bunlar için standartlar belirlemek ve bunu insanlara kabul ettirmeye çalışmak birbirinden farklı olan insanlar için çok yabancı bir kavram. Senin için normal olan bir şey başkası için çok iyi ya da çok kötü olabilir. Sübjektif yargılamalar iş, özel hayat ve insan ilişkilerinde bile sizi zorlayabilir.

Mükemmel insan var mı? Ya da mükemmel olmaya gerek var mı?

Mükemmeliyetçilik, genel olarak kişinin kendisi için aşırı yüksek beklentiler koyması ve bu beklentilere ulaşma konusunda oldukça endişe duyması, dolayısıyla bunlarla ilgili kendine ve etrafındakilere aşırı eleştirel yaklaşması durumunu ifade eder.

Mükemmeliyetçilik bir bakıma “kusursuzluğu arama” olarak da tanımlanır. Bu tarz bir mükemmeli arama içinde olan kişiler genellikle başarısızlığa aşırı derecede odaklanır, başarılarını görmezden gelme eğilimde olur, hatalarına olduğundan daha büyük anlam yükler ve kendi ile ilgili olumsuz duygular besler.

Bu durumlarda başarı ya da başarısızlık durumlarında alınması gereken vaziyetin ne olacağı öğrenildiğinde bir kısım çözüme ulaşılabilir. Başarısızlığı yok oluş, mahvolmak gibi gören kişiler genellikle bu durumdan ders almayı bilmezler. Hâlbuki başarısızlık bizim için ilerlediğimiz yolda yapmamamız gereken şeylerin neler olduğunu gösterir. Başarısızlık bize başarı için basamak oluşturur.

Yaptığı işlerde ya da özel hayatında mükemmeli arayan kişi, çölde vaha arayan kişiye benzer. Bir iş yapılırken istenilenden az olmamak kaydıyla maksimum verim alınmaya çalışılmalıdır.

Mükemmeliyetçi çalışanları en önemli özelliği görevlerin sonunda ortaya çıkıp en ufak hataları bile bulup kontrol etmektir. En yüksek standartlara ulaşılmasını ister. Özenlidir. Görev bilinciyle hatasız çalışır. İşler istenildiği gibi gitmediğinde kaygılanır hataları bulur gidermek, en iyiyi yakalamak için çalışır. Bazen gereksiz telaşa kapılabilir işleri başkaları ile paylaşmak istemeyebilir. İşleri mükemmel yapma isteği zaman zamana aşırıya kaçabilir. Bu durumlar gecikmelere ve takım içerisindeki huzursuzluklara kapı aralar.  Unutmayın hayatınız bir bilgisayar programındaki 1 ve 0 gibi keskin değil. Ya hep ya hiç görüşünden çıkıp hayatın gri tonlarını da görebilmek gerekir. istenileni vermek, görevini layıkıyla yapmak aşırıya kaçmamak fakat bunları sürdürülebilir bir şekilde yapmak sizi başarıya ulaştıracaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir